• ekonomi yazıları

Hep Daha Fazlasını İsterken Piyasada Hepsini Yitirmek



"Starbucks ile ilk tanışmanızı hatırlayın, muhtemelen birkaç yıl önce. Bir öğleden sonra işinizi yaparken uykunuz geliyor ve sıvı bir enerji desteğine müthiş ihtiyaç duyuyorsunuz. Starbucks’ın vitrinine şöyle bir bakıp içeri giriyorsunuz. Kahve fiyatları tam bir şok yıllardır koyu kahvenizi keyifle Dunkin Donuts’ta içmektesiniz. Ama artık içeri girdiğinize ve şimdi bu fiyatta ki bir kahvenin tadını neye benzediğini merak ettiğinize göre, kendinize sürpriz yapıyorsunuz: küçük bir kahve alıyor, tadının ve üzerinde bıraktığı etkinin keyfini çıkartıyor, çıkıp gidiyorsunuz.

Bir sonra ki hafta yine Starbucks’ın önünden geçiyorsunuz. İçeri girmeli misiniz? İdeal karar verme sürecini, kahvenin kalitesini (Starbucks’a karşı Dunkin Donuts); iki yerde ki fiyatları ve tabi ki Dunkin Donuts’a varmak için birkaç sokak daha yürümenin ederini dikkate almalıdır. Bu karmaşık bir hesaplama, öyleyse bunun yerine basit bir yaklaşıma başvurursunuz: “Daha önce Starbucks’a gittim hem kendimi mutlu hissettim hem de kahveyi beğendim, demek ki bu benim için iyi bir karar olmalı.” Bunun üzerine, içeriye girip küçük bir bardak kahve daha alırsınız." (Ariely, Akıldışı Ama Öngörülebilir, 2017)


Hatta ilerleyen dönemler de bu durum bir kademe daha ilerleyebilir. İlk başta bilinmeyen bir yerden kahve içildiği için temkinli davranıp ufak bardaklar tercih edilirken zaman içerisinde kahvenin tadına alışıldığı ve ortam tanınmaya başlandığı için orta boy hatta büyük boy bardaklı kahveye de geçilmiş olunabilir. Peki bu bir son mu ?

İnsan doğasında hep daha da fazlasını istemek vardır, halk dilinde de yer eden açgözlülük kavramı insan doğasında olan bir kavramdır. Ne kadar çok şeye sahip olunursa olunsun hep dahasını istemek ve eldekinin hiç bir zaman yeterli gelmiyor olmasını düşünmek kolay kolay vazgeçilebilecek bir arzu değildir. Bu duygular tabiki de her zaman hayatı olumsuz etkilemez hatta çoğu zaman insanın gelişimini sağlayan ve ilerlemesinde yardımcı olan bir duygudur fakat bu arzunun da diğer arzular gibi ince bir çizgisi bulunmaktadır. O çizgi aşılıp insanı içinde bulunulan hiç bir durumdan mutlu olamama haline dönüştürdüğünde insanlara faydasından daha çok zararı dokunmaya başlar. Açgözlülük duygusu yatırımcıların piyasalarda da akıldışı kararlar vermesinde etkili olmaktadır. Hisse senedi yatırımı sonucunda elde edilmiş olunan kardan yatırımcı hiç bir şekilde tatmin olmamaya başlar, hisse senedi satmayı hedeflediği hedef fiyatına ulaştığı zaman "daha fazla kazanç sağlayabilir miyim" hissi beyne hakim olmaya başlar ve satış yapılması gerekilen nokta kaçırılabilir. Evet daha fazlasını kazanabilirsiniz ama daha fazlasını kaybetme ihtimaliniz de bulunmaktadır. Kazancın kazancı duygularda büyük bir haza neden olmaz çünkü zaten hisse senedinin hedef fiyatına ulaşmasıyla yaşanılan duygu marjinal faydaya ulaşmıştır fakat kazancın kaybı duygularda umutsuzluk ve mutsuzluk hissi veren yıkıma neden olur çünkü gördüğünüz, hesapladığınız ve hayalini kurduğunuz para artık yoktur. Yatırımcılar böyle bir durumda, hisse senetlerini ilk başta hedefledikleri fiyattan satmış olsalar bile artık bunun bir önemi kalmamıştır. Hisse senedi piyasasında işlem yaparken bunun uzun vadeli bir yatırım unutulmamalıdır. Bu piyasada kısa sürede zenginleşebilmek zor olsa da kısa sürede fakirleşebilmek oldukça kolaydır.


“Her türlü açgözlülükten sakının. Çünkü insanın yaşamı, malının çokluğuna bağlı değildir.” Luka: 12


Cemre


#davranissalfinas #neurofinance #behavioralfinance #behavioraleconomi #neuroeconomi #nörofinans #davranissalkonomi #BIST100 #piyasalar #borsa #ekonomi #yatirimci #borsa #duygusalkorsanlık #emotionalintelligence


708 görüntüleme
Unknown Track - Unknown Artist
00:00 / 00:00
  • twitter-logo
  • White Facebook Icon
  • White Instagram Icon