• ekonomi yazıları

Düşünmeden Borçlanmak, Yatırımcının Bilinmez Geleceğe Verdiği İpotek






















"Geleceği bilemeyebilirsiniz, ancak şimdiyi bilebilirsiniz, bekleyebilirsiniz ve hatta geleceği bilecek kadar bile bekleyebilirsiniz."


...“Gel buraya dillere destan Odysseus, Akhalıların şanı şerefi,

durdur gemini de duy bizim sesimizi.

Hiç bir gemi buradan geçemedi,

durup dinlemeden tatlı ezgilerimizi,

dinlerler doya doya, daha çok şey öğrenir öyle giderler.

Biliriz biz engin Troya’da olup biten her şeyi.

Argoslularla Troyalılara tanrıların ne acılar çektirdiğini,

biliriz biz ne olur ne biter bereketli topraklar üstünde...”


Sirenler, Truva Savaşı'ndan zaferle çıkmış ve yurduna dönmekte olan Odysseus'a bu şarkıyı söylüyorlardı. Odysseus, uzun geri dönüş yoluna başlamadan önce gemisinin bir süreliğine de olsa muhteşem güzellikteki Sirenlerin yaşadığı bölgeden geçeceğine fark etmişti. Sorun şuydu ki denizciler bu bölgeye geldiğinde Sirenler büyüleyici sesiyle şarkılar söyleyerek denizcilerin aklına başından alıyorlardı. Onların cazibesine karşı koyamayan denizciler Sirenlere ulaşmaya çalışırken gemileri kayalara çarpıp parçalanıyordu. Denizcilerin arasında konuşulan bu efsanevi şarkıları dinlemeye büyük bir istek duyan Odysseus biliyordu ki böyle bir şey yaparsa hem kendisinin hem de tayfasının ölümüne sebep olacaktı. Bunun üzerine Odysseus bir plan yaptı ve Tanrıça Kirke'nin sözünü dinleyerek tayfasına kendisini gemi direğine sıkıca bağlamalarını ve kayalıklara yaklaşırken de tayfanın kulaklarını bal mumu ile tıkamalarını emretti.

...

"Güzelim sesleriyle onlar böyle diyorlardı

ve içimde alıkonulamaz bir istek duyuyordum,

o tatlı seslerin geldiği kayalıklara doğru gitmeyi.

Kaşlarımla işmar verdim arkadaşlara “Çözün”, dedim beni.

Ancak adamlarımın kulakları balmumu ile tıkalı olduğundan duymadılar bile beni,

bırakmadılar iki büklüm ha bire kürek çekmeyi..

Az sonra epey uzaklaşmıştık sirenlerden,

artık duymaz olmuştuk seslerini...

Böylece buz gibi kollarından sıyrıldık ve atlattık ölümü!” ...


Odysseus yolculuğuna başlarken ölümü atlatacak olan bir detayı fark etmişti. Sorun şimdiki akılcı Odysseus değil, gelecekteki aklını yitirmiş Odysseus'tu. Gelecekte kendisinin doğru kararlar verip veremeyeceğini fark eden Odysseus, şimdiki zamanda gelecek zaman için kendisiyle bir anlaşma yapmıştı. Mitolojik diyarlardan günümüze bu durum Odysseus Anlaşması olarak gelmişti.


Şimdinin, insanlarda sıklıkla sağlıklı kararlar verilmesine engel olan bir gücü bulunmaktadır. Çoğu zaman beyin gelecek ile ilgili kararlar verirken şimdinin engeline takılmaktadır. Gelecek kavramı insanların planları olmasına rağmen değişkenlik ve belirsizlik barındırmaktadır. Ortaya çıkan bu belirsizlik durumu ise insanın kendini güvenli bir alanda hissetmemesine neden olur. Bu yüzden de gelecek zamanda olduğu düşünülen, ancak olup olmayacağının kesinliği konusunda bir belirsizlik olan haz yerine, hemen şu anda ulaşılabilecek bir haz insanlar tarafından tercih edilmektedir. Şu anda gerçekleşecek olan haz duygusunu insanlar önceden alınmış bir ödül gibi görebilmektedir.


Yatırımcılar için tehlike burada başlar. Gelecekte elde edilen haz uzak ve vazgeçilebilir gelebilir. Yatırımcı bir haz duygusunu hemen, o anda da yaşamak isteyebilir. Çoğu insanda bu durum benzer bir şekilde ortaya çıkabilir. Ancak, bilinen üzerine, her yatırımcının, her hazzı karşılayabilecek bir birikimi yoktur. Bu birikime sahip olanlar için gelecek zamanda elde edeceği hazzı, o anda elde etmesinde yaşanan değişim zamansal bir değişimdir, bunun için borçlanmazlar, riske girmezler, stres yapmazlar. Çünkü o hazzı o an elde edecek birikime zaten sahiplerdir. Ancak, bu hazzı erken yaşamak için yeterli birikime sahip olmayan yatırımcılar için bu daha başka bir anlam taşıyabilir. Bu anlam kırılmasının başladığı yer yatırımcının örtük olarak vereceği şu karardır: “hazzımı şu an yaşamak istiyorum, bunun için geleceğimi borçlandırabilir miyim?” Geleceğin içerisinde bir bilinmezlik getirdiğini belirtmiştik. Burada yatırımcı için kritik olan budur, bu bilinmezliği önemli bir nokta olarak kabul edecek ve risk analizini ona göre mi yapacak yoksa bu bilinmezlikte kendini borçlandırdığını gizleyecek bir konfor alanı bulacak ve ona göre mi davranacak. Bu soruya evet kararını veren bir yatırımcı için “gelecekteki şartlarım ne olur” sorusuna olabildiği kadar cevap verilmeye çalışılmalıdır. Başka bir deyişle, geleceğin bilinmezliğine hak ettiği değer verilmelidir. Aksi halde yatırımcı için ödül gibi gelen bu bilinmezlik, sonu gelmek bilmeyen uzun bir borçlanma sürecinin temellerini atabilir.


David Eagleman'a göre; "Gelecek, beyin için olsa olsa şimdinin soluk bir gölgesi olabilir." Bunun en yakın örneklerinden biri Mortgage Krizi olarak bilinmektedir. 2008 yılında ABD'de verilen kredilerin faiz oranları ilk birkaç yıl boyunca düşük iken bu oranların bir anda yükselmesiyle birçok ev sahibi gereğinden fazla borç yükünün altına girmiş ve bir milyona yakın sayıda eve haciz gitmiştir. Bu durum ABD ekonomisinde yaşanan keskin düşüşün kuvvetli sebeplerinden biridir.


İstek, arzu nesneleri hale getirdikleri evin kullanımına hemen kavuşurken, bunların kredi ödemelerinin gelecekte yapılacak olması fikri, nöronlarda oluşan anlık haz duygusuna kusursuzca hitap ederken, insanlar da bundan etkilenmiştir. Bu anlık hazzın kışkırtıcılığı sadece kişileri etkilemekle kalmamıştır, daha sonra görüleceği üzere tüm Dünya ekonomisini sarsacak ciddi sorunların kaynağı da olmuştur.


Bir diğer örnek ise her gün insanlarla dolaşan, pek çok alışveriş deneyimimizde insanlar üzerinde, bir şeyleri bedava alma hisse yaratan kredi kartlarıdır. İnsanlar şimdiki zamanda elde edilecek haz için -çoğu zaman alınan ürüne hiç ihtiyaçları olmamalarına rağmen- geleceklerini borçlandırmayı kabul etmektedir. Uzun dönemli kaygılar ile kısa dönemli duygusal hazın sürekli karşı karşıya gelmesi aslında arzu ve irade arasında olan bir çatışmadır. Bu yüzden yıllık spor üyeliklerinin yapılması, kilo verme kliniklerine gidilmesi, alkol, sigara ya da uyuşturucu gibi geleceği olumsuz etkileyen bağımlılıklardan kurtulmak adına alınan tedaviler bir nevi insanların kendileri ile yaptığı Odysseus Anlaşması'dır.


Yatırımcılarda bugünlerini ve geleceklerini daha iyi bir hala getirecek kararlar arasında sürekli gel-git yaşarlar ve birçok karar bu mücadele için dengeleme yapmayı gerektirmektedir. 'Bu hisseyi şimdi mi almalıyım/satmalıyım ya da biraz daha bekleyip öyle mi karar vermeliyim?' yatırımcılar hisse senedi işlemlerini sürdükleri tüm süreç boyunca bu sorularla karşı karşıya kalacaklardır. Kendi içinde yaşanılan bu kargaşa durumunu en iyi karara ulaşabilmek için oto-kontrol sistemini devreye sokabilmek oldukça önemlidir. Birçok insan, uzun dönemde fayda sağlayabilmek için oto-kontrollü davranmak istese de, çoğu zaman arzuların iradelerden daha güçlü olduğu söylenebilir. Hisse senedi işlemleri yaparken ya da diğer yatırım kararları alırken ortaya çıkan kriz anlarını iyi yönetebilmek için şimdiki zamanda kendimize pratik kurallar oluşturmalıyız. Bu pratik kurallar sayesinde Sirenlerin kulağımıza fısıldadığı müzikten sıyrılabiliriz. Bu pratik kuralların çerçevesini oluştururken ne kadar risk alınacağını, hisse senedinde beklenen minimum ve maksimum kâr beklentisini, oluşabilecek zararlarda minimum ve maksimum katlanabilirlik aşamasının neler olduğunu iyi belirlemekte fayda vardır. Bir diğer açıdan günümüzde "uzun vade" kavramının değişmesi yatırımcıların içerisinde olan bu kargaşayı daha da derinleştirmektedir. Uzun vade yatırım yapan bir yatırımcının 3 yıl ve üzerini gözden çıkarması gerekirken bu şekilde yatırım yapan yatırımcı sayısı oldukça azdır. Genellikle günümüzde, çok kısa sürelerde para kazanmaya çalışan, yeterli bilgi birikiminden, teknik ve temel analizden, bir planlamadan ve stratejiden uzak, yüksek risk alan fakat bu riski yönetme konusunda eksiklikleri olan ve tüm gün boyunca ekrana bağımlı hale gelmiş olan bir yatırımcı profili bulunmaktadır. Çoğunlukla bu niteliklere sahip yatırımcılar için hisse senetlerinde uzun vade kavramı en fazla bir gün beklemeye karşılık gelen bir anlama sahiptir. O yüzden oto-kontrol çerçevesini oluştururken uzun vade kavramının ne kadar süreyi içerdiğini belirlemeyi ve Peter Lynch'in söylediği gibi hisselerin bir piyango bileti olmadığını hepsinin arkasında bir şirket olduğunu unutmayın.



"Bırakın doğruları gelecek söylesin ve herkesi eserlerine ve başarılarına göre değerlendirsin. Bugün onların olsun, ama uğrunda çok uğraştığım gelecek benimdir." Nicola Tesla


Cemre

#behavioraleconomy #behavioralfinance #economy #finance #stockmarket #neuroeconomy #neurofinance #davranissalekonomi #davranissalfinans #ekonomi #finans #borsa #yatirimcipsikolojisi #bist #hissesenetleri #piyasalar #viop #bist100 #altin #döviz #dolar #düsünmeden #borclanmak #yatirimcinin #bilinmez #gelecege #verdigi #ipotek #ekonomiyazilari #cemreyoldas

1,181 görüntüleme
Unknown Track - Unknown Artist
00:00 / 00:00
  • twitter-logo
  • White Facebook Icon
  • White Instagram Icon